İçeriğe geç
Ana Sayfa › Emsal Kararlar › Karar özeti

Yargıtay 3. HD. 2024/4249 E. 2025/4620 K. 07.10.2025 T.

Uyuşmazlık

Kira sözleşmesinde teslim eksikliği gerekçesiyle verilen süreden sonra makul süre geçmesine ve işletme hakkı devri yapılmasına rağmen sözleşmenin feshi haklı sayılır mı; maktu kira alacağı için belirsiz alacak davası açılabilir mi; kısmi davada ıslah edilen kira bedeli talebinde 5 yıllık zamanaşımı nasıl uygulanır; makul süre kira bedelinin hukuki niteliği ve tabi olduğu zamanaşımı süresi nedir; mahkemenin zarara dair talebi delil değerlendirmesi yapmaksızın yetersiz gerekçeyle reddetmesi hukuka uygun mudur?

Olayın özeti

Kiraya veren davacı, kiralanan akaryakıt istasyonuna ilişkin kira sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek fesih tarihine kadarki kira alacağını, fesihten sonraki makul süre kira bedelini ve kiralananda yarım bırakılan tadilatlar sebebiyle oluşan zararın tazminini talep etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve zarara yönelik talebin reddine karar verilmiş; karar her iki tarafça temyiz edilmiştir.

Mahkemenin değerlendirmesi

1) Kira Sözleşmesinin Haksız Feshi ve Makul Süre Kira Bedeli: Kiralananın teslime hazır hale getirilmesi için verilen süre sona ermesine rağmen makul sürede fesih hakkı kullanılmayıp işletme hakkı devri devralındıktan sonra yapılan fesih haksız fesih niteliğindedir; haklı neden olmaksızın sözleşmeyi fesheden kiracı, taşınmazın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul süreye ilişkin kira bedellerini tazminat olarak ödemekle yükümlüdür.

2) Belirsiz Alacak Davası ve Kısmi Dava Ayrımı: Kira sözleşmesinde kira bedeli maktu olarak kararlaştırılmışsa alacak belirlenebilir nitelikte olduğundan kira bedeli için belirsiz alacak davası açılamaz; bu talep kısmi dava niteliğindedir. Ancak bilirkişi incelemesiyle belirlenebilecek olan makul süre kira kaybı talebi belirsiz alacak davası olarak açılabilir.

3) Kira Alacağı ve Makul Süre Tazminatında Zamanaşımı: Kısmi davaya konu edilen maktu kira alacağı 5 yıllık zamanaşımına tabi olup ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımı kesilmez ve ıslah tarihi itibarıyla 5 yıl geçmişse ıslah edilen miktar zamanaşımına uğrar; makul süre kira bedeli ise niteliği itibarıyla tazminat olduğundan 10 yıllık zamanaşımına tabidir.

4) Taleple Bağlılık İlkesi ve Para Cinsi: Sözleşmede bedel yabancı para olarak belirlenmiş olsa dahi, davacı dava dilekçesinde alacağını Türk Lirası olarak talep etmişse hâkim HMK m. 26 uyarınca taleple bağlı olup fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden karar veremez.

5) Hükmün Gerekçeli Olması Zorunluluğu: Mahkemece tarafların her bir talebi hakkında deliller tartışılıp sebep-sonuç ilişkisi kurularak açık, tereddüt uyandırmayacak ve denetime elverişli gerekçeyle hüküm verilmesi zorunludur.

Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına; İlk Derece Mahkemesi kararının, kısmi davada ıslah edilen kira alacağına yönelik zamanaşımı def'inin dikkate alınmaması ve tadilat hasarı tazminatı talebinin gerekçesiz reddedilmesi nedenleriyle taraflar yararına bozulmasına karar verilmiştir.

Kararda değinilen mevzuat

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 26
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 107
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 109
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 297/2
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 371
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 373/1
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 146
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 147
  • 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun m. 4/a

Kaynak ve kullanım

Kararın tam metnini ayrı sekmede okuyabilirsiniz. Kaynak: Yargıtay resmî karar arama.

Karar, kendi uyuşmazlığı ve karar tarihindeki değerlendirmesiyle okunmalıdır. Sonraki mevzuat ve içtihat değişikliklerini, somut olayın koşullarını ve varsa karşı oyu ayrıca değerlendirin.

Benzer kararlar

Diğer yayımlanmış kararlar