Uyuşmazlık
Borçların tasfiyesine yönelik kredi yapılandırmasının ve ispatlanamayan soyut iddiaların boşanmada kusur sayılıp sayılamayacağı; tarafların eşit kusurlu olması durumunda manevi tazminat ve yoksulluk nafakası verilme şartları ile yoksulluk nafakasının toptan ödenmesi hususunun değerlendirilmesi gerekliliği.
Olayın özeti
Karşılıklı boşanma davasında İlk Derece Mahkemesince kadına habersiz kredi yapılandırması yapmak ve güven sarsıcı davranışlarda bulunmak gibi vakıalar yüklenerek ağır kusurlu kabul edilmiş ve erkek lehine manevi tazminata hükmedilip kadının yoksulluk nafakası talebi reddedilmiştir. Yargıtay incelemesinde ise borç ödemeye yönelik kredi yapılandırması ile soyut tanık beyanlarına dayalı güven sarsıcı iddiaların kusur sayılamayacağı ve tarafların eşit kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Mahkemenin değerlendirmesi
1) Kredi Yapılandırmasının Kusur Sayılmaması: Evlilik öncesine ve şahsi faturalara dayanan borçların ödenmesine yönelik olarak eşten habersiz kredi yapılandırması yapılması, tek başına eşe kusur olarak yüklenemez.
2) Soyut Güven Sarsıcı İddialar: Sebep ve saiki açıklanmayan, inandırıcılıktan uzak ve soyut tanık beyanlarına dayanan güven sarsıcı davranış vakıası ispatlanmış sayılamayacağından tarafa kusur olarak yüklenemez.
3) Eşit Kusur Halinde Manevi Tazminat: Boşanmada manevi tazminata hükmedilebilmesi için talep eden eşin kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu olması gerekir; eşlerin eşit kusurlu olması halinde lehlerine manevi tazminat takdir edilemez.
4) Eşit Kusur ve Yoksulluk Nafakasının Toptan Ödenmesi: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş, kusuru daha ağır olmamak şartıyla nafaka isteyebilir; mahkemece tarafların ekonomik durumu ve evlilik süresi dikkate alınarak nafakanın toptan ödenmesi de değerlendirilmelidir.
Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, erkek yararına hükmedilen manevî tazminat ve kadının reddedilen yoksulluk nafakası yönlerinden ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönlerden bozulmasına, sair kısımların onanmasına karar verilmiştir.
Kararda değinilen mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 190
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 353/1-b-1
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 369/1
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 370
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 371
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 4
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 6
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 166/1-2
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 169
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 174
Kaynak ve kullanım
Kararın tam metnini ayrı sekmede okuyabilirsiniz. Kaynak: Yargıtay resmî karar arama.
Karar, kendi uyuşmazlığı ve karar tarihindeki değerlendirmesiyle okunmalıdır. Sonraki mevzuat ve içtihat değişikliklerini, somut olayın koşullarını ve varsa karşı oyu ayrıca değerlendirin.
Benzer kararlar
- Yargıtay 2. HD. 2025/10836 E. 2026/6969 K. 23.06.2026 T.Yoksulluk nafakasının toptan veya aylık irat biçiminde ödenmesine karar verilirken hangi ölçütler gözetilmelidir? Tarafların ekonomik ve sosyal durumları…
- Yargıtay 2. HD. 2016/8859 E. 2017/14407 K. 12.12.2017 T.Eşin önceki eylemlerinden sonra evlilik birliğinin sürdürülmesinin af ve hoşgörü sayılıp sayılmayacağı, yoksulluk nafakasının hakimin takdir hakkına…
- Yargıtay 2. HD. 2022/10645 E. 2023/1329 K. 23.03.2023 T.Evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı karşılıklı boşanma davasında tarafların kusur durumlarının tespiti, erkeğin af/hoşgörü…
- Yargıtay 2. HD. 2021/1216 E. 2021/3143 K. 15.04.2021 T.Affedilen veya hoşgörülen eylemin boşanmada kusur olarak yüklenip yüklenemeyeceği; boşanmada tam kusurlu eş lehine maddi-manevi tazminat ve yoksulluk nafakası…
- Yargıtay 2. HD. 2026/1081 E. 2026/6897 K. 22.06.2026 T.Boşanmada kusur belirlemesinin hatalı yapılması; buna bağlı maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddinin isabetli olup olmadığı; nafaka arttırım talebi…