İçeriğe geç
Ana Sayfa › Emsal Kararlar › Karar özeti

Yargıtay 2. CD. 2026/2523 E. 2026/6970 K. 21.04.2026 T.

Uyuşmazlık

Zincirleme suç nedeniyle yapılacak ceza artırımı, zorunlu müdafi görevlendirilmesi için aranan beş yıldan fazla hapis cezası alt sınırının belirlenmesinde suçun nitelikli hâli olarak dikkate alınabilir mi? TCK 142/1-a, 142/5 ve 43/1 kapsamında mahkûm edilen ve müdafi talebi bulunmayan hükümlünün müdafisiz yargılanması savunma hakkını kısıtlar mı? Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinden birinin gösterilmemesi kanun yararına bozmayı gerektirir mi?

Olayın özeti

Hırsızlıktan mahkûm edilen hükümlünün, suçun nitelikli hâlleri ve ceza alt sınırı nedeniyle zorunlu müdafi atanması gerektiği hâlde müdafisiz yargılandığı ileri sürülerek kanun yararına bozma istenmiştir. Daire, TCK 142/1-a, 142/5 ve 43/1 kapsamındaki suçta zincirleme suç artırımının nitelikli hâl olmadığını ve hükümlünün müdafi talebinin de bulunmadığını belirlemiştir.

Mahkemenin değerlendirmesi

1) Zincirleme suç ve nitelikli hâl: TCK 61'de cezanın belirlenmesine ilişkin düzenleme, zincirleme suç hükümlerini daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli hâllerden ayrı tutmaktadır. Zincirleme suç bağımsız bir suç değildir ve özel düzenleme bulunmadıkça onu oluşturan suçlar bağımsızlıklarını korur; zincirleme suç artırımı suçun nitelikli hâli sayılmaz.

2) Zorunlu müdafilikte ceza alt sınırı: Zincirleme suç artırımı nitelikli hâl olmadığından, CMK 150/3 kapsamında zorunlu müdafi atanmasını gerektiren beş yıldan fazla hapis cezası alt sınırının belirlenmesinde bu kapsamda değerlendirilemez. Somut olayda TCK 142/1-a, 142/5 ve 43/1 hükümlerinin uygulanması, suçun ceza alt sınırının beş yıldan fazla olduğu ve zorunlu müdafi atanması gerektiği sonucunu doğurmamıştır.

3) Müdafisiz yargılama ve savunma: Zorunlu müdafilik koşulları bulunmayan ve müdafi talebi de olmayan hükümlüye müdafi atanmadan yargılamaya devam edilmesi, somut olayda savunma hakkının kısıtlanması olarak kabul edilmemiştir. Bu nedenle kanun yararına bozma istemi yerinde görülmemiştir.

4) Cezanın belirlenmesinde uygulama sırası: TCK 61 uyarınca önce suçun kanuni ceza sınırları içinde temel ceza belirlenir; daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli hâller varsa önce artırma, sonra indirme yapılır. Ardından teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, şahsi indirim sebepleri ve takdiri indirim nedenleri kanundaki sırayla uygulanarak sonuç ceza bulunur.

5) Zincirleme suç ve zamanaşımı: Daire, zincirleme suçun nitelikli hâl sayılmadığı değerlendirmesinde Ceza Genel Kurulunun açıklamalarını dikkate almıştır. Bu açıklamalara göre dava zamanaşımı bakımından suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri dikkate alınırken zincirleme suç nedeniyle yapılacak artırım hesaba katılmaz.

6) Suç tarihi başlığındaki maddi hata: Suç tarihleri 24.06.2022 ve 26.06.2022 olduğu hâlde gerekçeli karar başlığında yalnızca 26.06.2022 tarihinin yazılması, mahallinde düzeltilebilecek maddi hata kabul edilmiştir.

Sonuç

Kanun yararına bozma istemi oybirliğiyle reddedilmiştir. Zincirleme suç artırımının nitelikli hâl sayılmaması nedeniyle somut suçun ceza alt sınırının beş yıldan fazla olduğu kabul edilmemiş; zorunlu müdafi atanması gerekmeyen ve müdafi talebi bulunmayan hükümlünün savunma hakkının kısıtlanmadığı sonucuna varılmıştır. CMK 309 koşullarının bulunmadığı belirtilerek dosya mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmiştir.

Kararda değinilen mevzuat

  • 5271 sayılı CMK 150/3
  • 5271 sayılı CMK 309
  • 5237 sayılı TCK 142/1-a
  • 5237 sayılı TCK 142/5
  • 5237 sayılı TCK 43
  • 5237 sayılı TCK 43/1
  • 5237 sayılı TCK 61

Kaynak ve kullanım

Kararın tam metnini ayrı sekmede okuyabilirsiniz. Kaynak: Yargıtay resmî karar arama.

Karar, kendi uyuşmazlığı ve karar tarihindeki değerlendirmesiyle okunmalıdır. Sonraki mevzuat ve içtihat değişikliklerini, somut olayın koşullarını ve varsa karşı oyu ayrıca değerlendirin.

Benzer kararlar

Diğer yayımlanmış kararlar