Neden: Satış sözleşmesinin tarafları siz ve müşterinizsiniz. Malın müşterinin gösterdiği bir üçüncü kişiye teslim edilmesi, teslimin müşteri adına yapıldığı anlamına gelir; borcu teslim alan kişiye geçirmez. Teslim alan kişi ancak borcu ayrıca üstlenmişse ya da senette imzası varsa sorumlu olur.
Tüketici satışlarında dikkat: Müşteriniz ürünü kişisel kullanım için aldıysa bu bir tüketici işlemidir ve sizin için en önemli kurallar 6502 sayılı Kanun'un 4. maddesindedir:
- Tüketici işlemlerinde senet yalnızca nama yazılı ve her taksit için ayrı ayrı düzenlenebilir; buna aykırı senetler tüketici yönünden geçersizdir.
- Tüketicinin borcu için alınan şahsi teminatlar, adı ne olursa olsun adi kefalet sayılır. Türk Borçlar Kanunu'nun 585. maddesine göre adi kefalette, kural olarak asıl borçlu hakkında kesin aciz belgesi alınmadan veya kanunda sayılan diğer hâller gerçekleşmeden kefile başvurulamaz.
- Taksitle satış sözleşmesi de Kanunun 17. maddesine göre yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz.
Ticari satışlarda: Alıcı ürünü işi için aldıysa, bononun ön yüzündeki kefil imzası aval niteliği taşır ve avalist müşteriyle birlikte sorumlu olur. Ayrı bir kefalet sözleşmesi varsa Türk Borçlar Kanunu'nun 583. maddesine göre kefilin azami miktarı, tarihi ve müteselsil kefil olduğunu kendi el yazısıyla yazması gerekir; 584. maddeye göre evli kefil için kural olarak eşinin yazılı rızası aranır.
Ne yapmalısınız:
- Satış sözleşmesini, faturayı ve ürünü kimin teslim aldığını gösteren belgeyi, mümkünse müşterinin teslim talimatıyla birlikte saklayın.
- Takipten önce müşteriye ihtar gönderin ve takibi öncelikle müşteri hakkında başlatın.
- Senetleriniz tüketici işlemine ilişkinse ve kanuni şartları taşımıyorsa, takibi senede değil satış sözleşmesine dayanarak genel haciz yoluyla yapın.
Senet ve kefalet belgelerindeki küçük bir şekil eksikliği takibin iptaline yol açabileceğinden, takipten önce bu belgeleri bir avukata kontrol ettirmeniz yerinde olur.