Hukuki değerlendirme: Kardeşiniz tapudaki satışı annenizin verdiği vekâletnameyle yaptıysa, Türk Borçlar Kanunu'nun 508. maddesine göre vekil, vekâletle ilişkili olarak aldığı her şeyi vekâlet verene teslim etmek ve hesabını vermekle yükümlüdür; teslimi geciktirdiği para için faiz de öder. Anlattığınıza göre noter belgesi ise paranın derhâl ve koşulsuz bağışlandığını değil, ev alınması amacına bağlı ve annenizin ölümünden sonra sonuç doğuracak bir kazandırmayı gösteriyor. Aynı Kanun'un 290. maddesine göre yerine getirilmesi bağışlayanın ölümüne bağlı olan bağışlamaya vasiyet hükümleri uygulanır; bu tür bir tasarruf, anneniz hayattayken paranın kesin olarak kardeşinize geçtiği anlamına gelmez. Ev hiç alınmadığına göre para, gerçekleşmeyen bir sebebe dayanarak kardeşinizde kalmaktadır; bu da sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebilir (TBK 77).
Kardeşiniz paranın elden ve koşulsuz bağışlandığını ispat ederse durum değişir. Bu hâlde bağış, ancak kanunda sayılan sınırlı sebeplerle geri alınabilir; örneğin bağışlananın bağışlayana karşı ağır bir suç işlemesi ya da aileye karşı kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranması gerekir (TBK 295).
Emsal: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 09.04.2026 tarihli, 2025/6030 E., 2026/1996 K. sayılı kararında, vekâletle taşınmaz satan vekilin TBK 508 gereği aldığını vekâlet verene vermekle yükümlü olduğu, satış bedelini ödediğini ise vekilin kanıtlaması gerektiği belirtilmiştir: "Başka bir deyişle, davada ispat yükü vekil olan davalıdadır." Kararda vekilin geciktirdiği paranın faizini de ödeyeceği vurgulanmıştır. Annenizin payını tahsil eden kardeşiniz de bu payı teslim ettiğini ispatlamak zorundadır.
Ne yapmalısınız:
- Noter belgesinin, vekâletnamenin ve satış bedelinin kime ödendiğini gösteren banka kayıtlarının örneklerini toplayın.
- Annenizin noter aracılığıyla kardeşinize, parayı belirli bir süre içinde iade etmesini isteyen bir ihtarname göndermesi iyi bir başlangıç olur.
- Sonuç alınamazsa annenizin asliye hukuk mahkemesinde alacak davası açması gerekir. Sebepsiz zenginleşmeye dayanan talepler, iade hakkının öğrenilmesinden itibaren iki yılda zamanaşımına uğrayabileceğinden bu süreyi kaçırmayın.