Hukuki dayanak: Sulh ceza hâkimliği kararlarına itiraz, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 268. maddesine göre kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde yapılır. Bu süre geçtiği için o karara karşı itiraz yolu kapanmıştır. Ancak bu durum kalıcı bir hak kaybı değildir. CMK 110'a göre hâkim, adli kontrol yükümlülüklerini bütünüyle veya kısmen kaldırabilir ya da değiştirebilir. Ayrıca adli kontrolün devamının gerekip gerekmediği en geç dört aylık aralıklarla değerlendirilmek zorundadır. Şüpheli de koşullar değiştiğinde yeni bir talep dilekçesi verebilir; bu talebin reddine karşı yeniden itiraz hakkı doğar.
Süre sınırı: Adli kontrolün de bir üst sınırı vardır. Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde en çok iki yıl sürebilir ve zorunlu hâllerde bir yıl uzatılabilir; ağır ceza işlerinde bu süre daha uzundur (CMK 110/A).
Önemli uyarı: İmza yükümlülüğüne isteyerek uyulmaması, hükmedilebilecek ceza ne olursa olsun tutuklamaya yol açabilir (CMK 112). Bu nedenle tedbir kaldırılana kadar imza günlerine eksiksiz uyulmalıdır.
Emsal: Anayasa Mahkemesi, Rafiye Erkol başvurusunda (B. No: 2021/24596, 11.05.2023) adli kontrolün kişi hürriyetine bir müdahale olduğunu ve bu tedbire, suçluluğa dair kuvvetli belirti varsa ancak "tedbir uygulanacak kişinin kaçmasını ya da delilleri yok etmesini veya değiştirmesini önlemek amacıyla ve ulaşılmak istenen amaç yönünden bir ölçüsüzlük yoksa başvurulabilir" diyerek ihlal kararı vermiştir. Tedbirin artık gerekli ve ölçülü olmadığını gösteren talebiniz bu ölçütlerle değerlendirilmelidir.
Ne yapmalısınız:
- İmza günlerine düzenli gidin. Hastalık veya zorunlu yolculuk gibi bir mazeret olursa önceden belgeyle bildirip izin isteyin.
- Bir süre düzenli imzaya gidildikten sonra, düzenli bir işi ve adresi olduğunu, delillerin toplandığını belirterek imza sıklığının azaltılmasını ya da adli kontrolün kaldırılmasını dilekçeyle isteyin.
- Dava açılırsa aynı talebi mahkemeye de yöneltebilirsiniz.
Talebi, dosyadaki gelişmeleri gösteren belgelerle birlikte vermeniz kabul şansını artırır.