Adli kontrolün süresi: Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 110/A maddesine göre ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde adli kontrol en çok iki yıl sürebilir; bu süre ancak zorunlu hâllerde, gerekçe gösterilerek bir yıl daha uzatılabilir. Size isnat edilen fiil kasten yaralama niteliğindeyse dosya asliye ceza mahkemesinin görevine girer ve bu üst sınırlar sizin için de geçerlidir. Bu süreler azami sürelerdir; tedbirin o kadar sürmesi gerektiği anlamına gelmez.
Kaldırma talebi: Adli kontrol, kişinin kaçma ya da delil karartma şüphesine karşı alınan geçici bir tedbirdir. Mesleğiniz, yerleşik düzeniniz, aradan geçen süre ve delillerin toplanmış olması tedbirin gereksizleştiğini gösterir. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcılığına ya da doğrudan sulh ceza hâkimliğine dilekçe vererek imza yükümlülüğünün ve yurt dışı yasağının kaldırılmasını isteyebilirsiniz. Ret kararına karşı da itiraz yolu açıktır.
Emsal: Anayasa Mahkemesi, Mustafa Tosun başvurusunda (B. No: 2022/63522, 03.12.2025, RG 02.03.2026), yurt dışına çıkış yasağı öngören adli kontrol tedbiri nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Uzun süren ve gerekçesi yenilenmeyen yasaklar bu bakımdan da denetlenmektedir.
Öneri: UYAP Vatandaş Portal'dan ya da adliyedeki savcılık ön bürosundan soruşturma numaranızı ve dosyanın aşamasını öğrenin. Lehinize olan delilleri (okul kayıtları, tanıklar, kamera görüntüsü) savcılığa sunarak kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesini de talep edin. Öğretmen olarak idari soruşturma da yürütülüyorsa iki dosyayı birlikte takip etmeniz önemlidir.
İcra, ceza, kira, aile, ticaret ve bilişim hukuku alanlarında soru-cevap içerikleri hazırlayan doğrulanmış hukukçu profilidir.