Uyuşmazlık
Mağdura söylenen hayatını bitirme sözünün hayatına yönelik tehdit mi, basit tehdit mi olduğu ve şikâyetten vazgeçmenin davayı düşürüp düşürmeyeceği. CMK 193/2 uyarınca sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulmasının somut olayda mümkün olup olmadığı. Görgü tanıklarının dinlenmemesi, dinlenmelerinden vazgeçilmesine ilişkin hukuki gerekçe gösterilmemesi ve soruşturma ifadelerinin duruşmada okunmamasının hukuka uygunluğu.
Olayın özeti
Sanığın mağduru hayatını bitireceğini söyleyerek tehdit ettiği kabul edilmiş, ancak yerel mahkeme eylemi basit tehdit sayarak şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı vermiştir. Sanığın usulüne uygun sorgusu yapılmamış; olay hakkında görgüye dayalı bilgileri olan tanıklar dinlenmemiş, dinlenmelerine gerek olmadığına ilişkin hukuki gerekçeli karar verilmemiş ve soruşturma ifadeleri duruşmada okunmamıştır.
Mahkemenin değerlendirmesi
1) Hayata yönelik tehdidin kovuşturulması: Mağdura söylenen “senin hayatını bitireceğim” sözü, TCK 106/1'in birinci cümlesi kapsamında mağdurun hayatına yönelik saldırı gerçekleştirileceğinin bildirilmesi niteliğindedir ve kovuşturulması şikâyete bağlı değildir. Eylemi aynı fıkranın ikinci cümlesindeki basit tehdit sayarak şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi hukuka aykırıdır.
2) Sanığın sorgusu yapılmadan hüküm: Daire, kabule göre yaptığı incelemede CMK 193/2'nin, mevcut delillerden sanığa yüklenen fiilin suç oluşturmayacağının açıkça anlaşılması durumunda uygulanabileceğini belirtmiştir. Somut olayda bu koşul bulunmadığından sanığın usulüne uygun sorgusu yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerekir; maddeye yanlış anlam verilerek sorgusuz düşme kararı kurulamaz.
3) Görgü tanıklarının dinlenmesi: Daire, kabule göre yaptığı incelemede olay hakkında görgüye dayalı bilgileri bulunan ve usulünce çağrıldıkları hâlde gelmeyen tanıkların dinlenmemesini, hukuki dayanak gösterilerek dinlenmelerinin gereksiz olduğuna ilişkin karar verilmemesini ve soruşturma ifadelerinin de duruşmada okunmamasını CMK 206/2 ve 211/1-c'ye aykırı bulmuştur.
Sonuç
Hayata yönelik tehdidin şikâyete bağlı olmamasına rağmen şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi, ayrıca kabule göre sanığın sorgusunun yapılmaması ve tanık delillerinin usulüne uygun değerlendirilmemesi nedeniyle hüküm oybirliğiyle bozulmuştur. Yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılması için dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararda değinilen mevzuat
- TCK 106/1 birinci cümle
- TCK 106/1 ikinci cümle
- CMK 193/2
- CMK 206/2
- CMK 211/1-c
Kaynak ve kullanım
Kararın tam metnini ayrı sekmede okuyabilirsiniz. Kaynak: Yargıtay resmî karar arama.
Karar, kendi uyuşmazlığı ve karar tarihindeki değerlendirmesiyle okunmalıdır. Sonraki mevzuat ve içtihat değişikliklerini, somut olayın koşullarını ve varsa karşı oyu ayrıca değerlendirin.
Benzer kararlar
- Yargıtay 4. CD. 2020/29117 E. 2023/347 K. 18.01.2023 T.Sanığın mağdura yönelik peşini bırakmayacağına ve ailesine ulaşacağına dair mesajlarının bağlamı gereği şikâyet hakkını kullanma bildirimi kapsamında kalıp…
- Yargıtay 6. CD. 2023/16495 E. 2025/6816 K. 26.06.2025 T.Sanıkların suçlamayı inkar ettiği, mağdurun aşamalarda çelişkili ifadeler verdiği ve görgü tanıklarının mağduru doğrulamadığı bir olayda, şüpheden sanık…
- Yargıtay 6. CD. 2023/14079 E. 2025/4875 K. 06.05.2025 T.Sanığın suçlamayı reddettiği, bağımsız tanığın tehdit vakıasını doğrulamadığı ve yalnızca katılan ile katılanın eşinin beyanlarının bulunduğu olayda şüpheden…
- Yargıtay 4. CD. 2021/11907 E. 2023/20294 K. 04.07.2023 T.Tehdit suçunun işlendiğinin delillerle sabit olup olmadığı; hakaret eyleminin haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi durumunda sanık hakkında ceza…
- Yargıtay 4. CD. 2020/29630 E. 2023/462 K. 23.01.2023 T.Tehdit ve hakaret suçlamalarında, katılanın soyut beyanı ile tarafsızlıklarına itibar edilmeyen kızı ve damadının beyanları karşısında sanık hakkında beraat…