Hukuki dayanak: Davanız basit yargılama usulüne tabi olduğundan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 317/3. maddesi uyarınca taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremez. Bu kural, yazılı yargılamadaki karşılıklı dört dilekçe aşamasının basit yargılamada bulunmadığını ifade eder; açıklama amacıyla dilekçe vermeyi cezalandıran bir hüküm değildir.
Asıl önemli olan HMK 319'dur: Basit yargılamada iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dava açılmasıyla başlar. Dava dilekçenizde olmayan yeni bir talep, yeni bir vakıa ya da sonradan bildirdiğiniz bir delil, karşı taraf açıkça kabul etmedikçe veya ıslah yapılmadıkça hükme esas alınmayabilir. Dava dilekçenizdeki iddiaları açıklayan veya tekrar eden dilekçeler ise sorun yaratmaz.
Emsal: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.05.2025 tarihli, 2024/208 E., 2025/328 K. sayılı kararında, "Basit yargılama usulünde ise iddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı, yazılı yargılama usulünden farklı olarak dava açılmasıyla ve cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlar" denilmiştir. Bu nedenle ek dilekçelerinizde asıl önemli olan, dava dilekçenizde bulunmayan yeni bir iddia ya da delil yer alıp almadığıdır.
Ne yapmalısınız:
- Verdiğiniz iki dilekçeyi dava dilekçenizle karşılaştırın: Yeni bir talep veya delil eklenmiş mi, yoksa yalnızca açıklama mı yapılmış?
- Yeni bir delil eklediyseniz ön inceleme duruşmasında bunun neden sonradan sunulduğunu açıklayın. Mahkeme kabul etmezse aynı davada bir kez kullanılabilen ıslah yolu (HMK 176) gündeme gelebilir.
- Bundan sonra mahkeme ara kararla istemedikçe yeni dilekçe vermeyin; söyleyeceklerinizi duruşmada tutanağa geçirtin.
- Karşı tarafın cevap dilekçesine yazılı cevap veremeyeceğinizi bilerek itirazlarınızı ilk duruşmada sözlü olarak bildirin.
İcra, ceza, kira, aile, ticaret ve bilişim hukuku alanlarında soru-cevap içerikleri hazırlayan doğrulanmış hukukçu profilidir.