Hukuki dayanak: Anayasa'nın 22. maddesi haberleşme hürriyetini ve gizliliğini güvence altına alır; bu hak ancak kanunda gösterilen hâllerde, usulüne uygun bir karar veya emirle sınırlanabilir. Türk Ceza Kanunu'nun 132. maddesine göre kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. TCK 137'ye göre bu suç kamu görevlisi tarafından görevin verdiği yetki kötüye kullanılarak işlenirse ceza yarı oranında artırılır. İlaçlarınızın ve çayın size verilmemesi için de kurumun kanuni bir dayanak göstermesi gerekir; dayanak yoksa ve bu yüzden mağdur olduysanız görevi kötüye kullanma (TCK 257) da değerlendirilebilir.
Süre: Haberleşmenin gizliliğinin ihlali şikâyete bağlıdır (TCK 139). Şikâyet, fiili ve faili öğrendiğiniz tarihten itibaren altı ay içinde yapılmalıdır (TCK 73).
Emsal: Anayasa Mahkemesi, Samet Ayyıldız başvurusunda (B. No: 2018/34548, 28.12.2021), işyerinde bir yöneticinin çalışanın özel yazışmalarını incelemesini değerlendirmiş; işverenin yetkisinin sınırsız olmadığını, "çalışana tanınan temel hak ve özgürlüklerin somut olayda haberleşme hürriyeti ve özel hayata saygı hakkının işyeri sınırları dâhilinde de korunduğu" belirterek ihlal kararı vermiştir. Bu güvence, iş yerine gelen özel gönderileriniz için de önem taşır.
Ne yapmalısınız:
- Kuruma dilekçe vererek kargoyu kimin, hangi yetki ve talimata dayanarak açtığını, eşyalarınızın nerede tutulduğunu yazılı olarak sorun ve iadesini isteyin.
- Kargo firmasından gönderiyi kimin, hangi saatte teslim aldığını gösteren kaydı talep edin.
- Kurumdan tatmin edici bir cevap alamazsanız altı aylık süre içinde Cumhuriyet başsavcılığına şikâyette bulunun. Kamu görevlilerinin görevle ilgili eylemlerinde soruşturma için idari izin süreci işletilebileceğinden, sürecin uzayabileceğini de göz önünde bulundurun.
İcra, ceza, kira, aile, ticaret ve bilişim hukuku alanlarında soru-cevap içerikleri hazırlayan doğrulanmış hukukçu profilidir.