Hukuki dayanak: Türk Ceza Kanunu'nun 86/2. maddesine göre kasten yaralamanın etkisi basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafifse fail, ancak mağdurun şikâyeti üzerine cezalandırılır. 73. maddeye göre şikâyet hakkı olan kişi, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma yapılamaz. Karşı taraf sizi ve olayı o gün bildiğine göre bu süre geçmiştir. Buna karşılık yaralanma 86/1. madde kapsamındaysa (kırık, dikiş gerektiren yara gibi) ya da 86/3'teki nitelikli hâllerden biri, örneğin silah kullanılması söz konusuysa suç re'sen soruşturulur; dava zamanaşımı TCK 66 uyarınca sekiz yıldır. Bu durumda o günden kalma bir doktor kaydı veya tanık beyanı önem kazanır.
Lehinize olabilecek bir durum: Size yönelik ağır küfürler, hakkınızda yargılama yapılırsa haksız tahrik indirimi (TCK 29) bakımından değerlendirilebilir; bu indirim cezayı dörtte birden dörtte üçe kadar azaltabilir. Ancak mesajlar silindiği için bunu tanık ya da ekran görüntüsüyle ispat etmeniz gerekir.
Hukuki sorumluluk: Ceza soruşturması mümkün olmasa bile karşı taraf tazminat davası açabilir. Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesine göre bu talep, zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Ne yapmalısınız:
- Size gönderilen küfürlerin ekran görüntüsü varsa ya da mesajları gören kişiler varsa bunları şimdiden kayıt altına alın.
- İfadeye çağrılırsanız olayı tarihleriyle doğru anlatın ve şikâyet süresinin geçtiğini belirtin.
- Karşı tarafla yeniden karşılaşmaktan ve yeni bir tartışmaya girmekten kaçının.
Kendi hakaret şikâyetiniz için de altı aylık süre geçtiğinden bu yol büyük ihtimalle kapanmıştır; bundan sonraki olaylarda kendiniz harekete geçmek yerine hemen şikâyet yoluna gidin.