İçeriğe geç
Ana Sayfa › Emsal Kararlar › Karar özeti

Yargıtay 2. HD. 2024/8376 E. 2025/1042 K. 06.02.2025 T.

Uyuşmazlık

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmada tamamen kusurlu davacı, kusursuz davalıya karşı boşanma hükmü elde edebilir mi? Daha fazla kusurlu eşin davasında davalının kusuru ve boşanmaya itirazı hangi koşullarda önem taşır? Sebep ve saiki açıklanmayan, inandırıcılıktan uzak tanık anlatımları davalıya kusur yüklemeye yeterli midir?

Olayın özeti

Erkek eşin açtığı boşanma davası ilk derece mahkemesince reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi erkeği ağır, kadını az kusurlu kabul ederek ret kararını kaldırmış ve boşanmaya karar vermiştir. Kadın eş kararı temyiz etmiştir. Daire, erkeğin sadakatsizliğini sabit, kadına yüklenen davranışları ise gerçekleşmemiş bulmuştur.

Mahkemenin değerlendirmesi

1) Tamamen kusurlu eşin boşanma talebi: TMK 166, tamamen kusurlu eşin kendi davranışlarından kaynaklanan sarsılmaya dayanarak boşanma hükmü elde edebileceği biçiminde yorumlanamaz. Davacı daha fazla kusurlu olsa da dava hakkına sahip olmakla birlikte, boşanma kararı için davalının az da olsa kusurunun bulunması ve belirlenmesi gerekir; somut olayda kusursuz davalıya karşı açılan dava reddedilmelidir.

2) Temelinden sarsılmanın ispatı: TMK 166/1-2 uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin ortak hayatın sürdürülmesi eşlerden beklenmeyecek derecede sarsıldığının sabit olması gerekir.

3) Tanık anlatımlarıyla kusurun belirlenmesi: Daire, davacı tanıklarının bir kısmının sarsılmayı kabule elverişsiz, bir kısmının ise sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcılıktan uzak anlatımlar olduğunu değerlendirmiştir. Bu anlatımlarla davalı kadının annesinin evliliğe müdahalesine sessiz kaldığı ve erkeğin birlikte olduğu kadından ayrılması için büyü yaptırdığı şeklindeki kusurların gerçekleştiği kabul edilemez.

4) Az kusurlu eşin boşanmaya itirazı: Az kusurlu eşin boşanmaya karşı çıkması hâlinde, davalının az da olsa kusurunun tespiti tek başına boşanma için yeterli değildir. Karşı çıkışın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olması ve eş ile çocuklar için korunmaya değer bir yararın kalmadığının anlaşılması gerekir.

5) Sadakatsizlik ve somut kusur dağılımı: Somut olayda davacı erkeğin sadakatsizliği sabit bulunmuş, birliğin sarsılmasının tamamen onun tutum ve davranışlarından kaynaklandığı belirlenmiştir. Davalıya yüklenebilecek hiçbir kusur gerçekleşmediğinden boşanma davasının kabulü hukuka aykırıdır.

Sonuç

Daire, evlilik birliğinin tamamen davacı erkeğin kusurlu davranışları nedeniyle sarsıldığını ve davalı kadına yüklenebilecek kusur bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiği sonucuna varmış; Bölge Adliye Mahkemesi kararını boşanma davasının kabulü yönünden oy birliğiyle bozmuştur. Peşin harcın istek hâlinde yatırana geri verilmesine ve dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararda değinilen mevzuat

  • TMK 166
  • TMK 166/1
  • TMK 166/2

Kaynak ve kullanım

Kararın tam metnini ayrı sekmede okuyabilirsiniz. Kaynak: Yargıtay resmî karar arama.

Karar, kendi uyuşmazlığı ve karar tarihindeki değerlendirmesiyle okunmalıdır. Sonraki mevzuat ve içtihat değişikliklerini, somut olayın koşullarını ve varsa karşı oyu ayrıca değerlendirin.

Benzer kararlar

Diğer yayımlanmış kararlar