Kazadan sonra onarılan aracın ikinci el değerindeki düşüş, karşı tarafın kusuru oranında trafik sigortasından ve sorumlulardan istenebilir. Önce sigortaya yazılı başvuru zorunludur; süre kural olarak iki yıldır.
Trafik kazasında hasar gören bir araç ne kadar iyi onarılırsa onarılsın, hasar kaydı nedeniyle ikinci el piyasasında hasarsız benzerinden daha düşük fiyata alıcı bulur. Bu farka değer kaybı denir ve onarım bedelinden ayrı bir maddi zarar kalemi olarak tazmin edilir.
Talebin dayanağı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) haksız fiil hükümleridir. Talep, karşı aracın zorunlu trafik sigortacısına (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, ZMSS) ve aracın işleteni ile sürücüsüne yöneltilebilir. Hesaplama yöntemi, Anayasa Mahkemesi kararları ve 2026'daki genel şartlar değişikliğiyle önemli ölçüde değişmiştir.
Kimden istenir, kusur oranı neyi değiştirir?
KTK m. 85'e göre motorlu aracın işletilmesi bir şeyin zarara uğramasına yol açarsa aracın işleteni sorumludur ve sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu tutulur. İşleten bu sorumluluğu için ZMSS yaptırmak zorundadır (KTK m. 91); zarar gören, poliçe limitleri içinde doğrudan sigortacıya başvurabilir. Sürücü ise TBK m. 49 uyarınca kendi kusurundan sorumludur ve sorumlular zarar görene karşı müteselsilen sorumludur (KTK m. 88).
İki aracın karıştığı kazalarda araçtaki zarar bakımından kusur belirleyicidir: zarar gören işleten, karşı tarafın kusurunu ispat etmelidir (KTK m. 89). Sigortacı da hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen kısmı ödemez (KTK m. 92/g). Örneğin karşı taraf yüzde 75 kusurluysa değer kaybının dörtte üçü istenebilir; tam kusurlu sürücü kendi aracı için değer kaybı alamaz.
ZMSS'nin kapsamı da sınırlıdır. Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar ile hasar nedeniyle trafikten çekilen veya hurdaya ayrılan araçların değer kaybı ZMSS dışındadır (KTK m. 92/k, l). Dolaylı zararlar genel hükümlere göre işleten ve sürücüden istenebilir. Değer kaybı, poliçedeki araç başına maddi zarar limitini aşarsa aşan kısım için de işleten ve sürücüye, varsa karşı aracın ihtiyari mali mesuliyet (İMM) sigortasına gidilir. Standart kasko poliçeleri ise değer kaybını genellikle teminat dışında tutar.
Değer kaybı nasıl hesaplanır?
KTK m. 90, 2016'dan itibaren ZMSS kapsamındaki tazminatların genel şartlarda öngörülen esaslara tabi olduğunu belirtiyordu; Genel Şartlar'ın ekinde de değer kaybı için bir formül yer alıyordu. Anayasa Mahkemesi 17.07.2020 tarihli, E. 2019/40, K. 2020/40 sayılı kararıyla genel şartlara yapılan bu atıfları iptal etti. 2021'de 7327 sayılı Kanun'la KTK m. 90'a eklenen ve değer kaybı dâhil bazı tazminat kalemlerini tanımlayan hükümler de 29.12.2022 tarihli, E. 2021/82, K. 2022/167 sayılı kararla iptal edildi. Bugün KTK m. 90'a göre Kanun'da düzenlenmeyen hususlarda TBK'nın haksız fiil hükümleri uygulanır.
Yargıtay'ın ölçütü piyasa farkıdır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 16.04.2025 tarihli, 2025/2945 E., 2025/6015 K. sayılı kararında, Sigorta Tahkim Komisyonunun genel şartlardaki formülle 49.804 TL'ye hükmettiği bir dosyada, Dairenin esas aldığı ölçütün "aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el piyasa değeri arasındaki fark" olduğunu belirterek kararı bozmuştur; aynı dosyada piyasa yöntemiyle bulunan tutar 40.000 TL idi. Bilirkişi bu farkı aracın markası, modeli, yaşı, kilometresi, hasar gören parçaları ve yapılan onarımla birlikte, denetlenebilir biçimde açıklamalıdır.
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu da ZMSS Genel Şartları'nı 12.06.2026 tarihli ve 33278 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikle bu yaklaşımla uyumlu hâle getirmiştir. 01.07.2026'da yürürlüğe giren değişiklikle formül içeren Ek-1 kaldırılmış; değer kaybının, sigorta eksperi tarafından aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gören kısımları, geçmiş hasar durumu ile kaza öncesi ve onarım sonrası ikinci el satış değerleri arasındaki fark dikkate alınarak tespit edileceği öngörülmüştür. Araç hasarı için başvuran hak sahibi değer kaybını da talep etmiş sayılır; sigortacı hesapladığı tutarı, nihai eksper raporunun kendisine ulaştığı günü izleyen iş günü içinde bildirmek zorundadır. Genel Şartlar'daki değişiklikler yürürlükten sonra düzenlenen poliçelere uygulanır; daha önce düzenlenmiş poliçelerde sigortacılar eski formüle dayanabilir, ancak Yargıtay denetiminde piyasa farkı ölçütü esas alınmaktadır.
Tutarı etkileyen durumlar
- Yaş ve kilometre: yeni ve az kullanılmış araçlarda kayıp daha yüksek, yaşlı ve yüksek kilometreli araçlarda daha düşük çıkar.
- Önceki hasarlar: aynı parçalarda önceden hasar kaydı varsa yeni kazanın piyasa değerine etkisi azalır; hasar geçmişi bu nedenle mutlaka incelenir.
- Onarımın niteliği: hangi parçaların değiştirildiği, boyanıp boyanmadığı ve taşıyıcı aksama müdahale edilip edilmediği belirleyicidir.
- Ağır hasar: trafikten çekilen veya hurdaya ayrılan araç için değer kaybı ZMSS'den istenemez.
Önce sigortaya yazılı başvuru zorunludur
KTK m. 97'ye göre zarar gören, ZMSS sınırları içindeki talebi için dava açmadan veya tahkime gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapmak zorundadır. Sigortacı başvurudan itibaren en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermezse ya da cevap talebi karşılamazsa dava açılabilir veya Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 08.05.2024 tarihli, 2023/12689 E., 2024/4378 K. sayılı kararında bu başvuruyu sigortacıya karşı açılan davalar için tamamlanabilir bir dava şartı saymış; ZMSS sigortacısına karşı açılan davaların zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığını ve işletene karşı dava için böyle bir ön şart bulunmadığını belirtmiştir.
Sigortacı, Genel Şartlar'da sayılan belgelerin kendisine ulaşmasından itibaren sekiz iş günü içinde ödeme yapmak zorundadır (KTK m. 99). Yargıtay uygulamasında sigortacı bu sürenin sonunda temerrüde düşer ve faiz o tarihten işler; işleten ve sürücü bakımından faiz kaza tarihinden başlar. Ticari araçlarda avans faizi istenebilir.
Sigorta Tahkim Komisyonu mu, mahkeme mi?
Sigortacı ödeme yapmaz ya da düşük ödeme yaparsa iki yol vardır. Sigorta Tahkim Komisyonu (5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30), sigortacıya başvurduğunu ve talebinin reddedildiğini veya 15 iş günü içinde cevap verilmediğini belgeleyen kişinin başvurusunu dosya üzerinden inceler. Mahkeme yolunda sigorta şirketinin davalı olduğu davalara uygulamada asliye ticaret mahkemesi bakar; dava, sigortacının şubesinin veya poliçeyi düzenleyen acentenin bulunduğu yerde ya da kaza yerinde açılabilir (KTK m. 110).
| Konu | Sigorta Tahkim Komisyonu | Mahkeme |
|---|---|---|
| Ön şart | Sigortacıya başvuru; olumsuz cevap veya 15 iş günü içinde cevap verilmemesi | Sigortacıya yazılı başvuru ve 15 gün beklenmesi (işletene ve sürücüye karşı dava için aranmaz) |
| Karşı taraf | Sigorta şirketi | Sigorta şirketi, işleten ve sürücü birlikte |
| Karar süresi | Hakem, görevlendirilmesinden itibaren dört ay içinde karar verir | Yargılama süresi dosyaya göre değişir |
| Kanun yolu | 5.000 TL'nin altındaki uyuşmazlıklarda karar kesindir; 5.000 TL ve üzerinde, karar bildiriminden itibaren 10 gün içinde itiraz edilir; 40.000 TL'yi aşan uyuşmazlıklarda itiraz kararına karşı temyiz yolu açıktır | Parasal sınırlara göre istinaf ve temyiz |
| Vekâlet ücreti | Talebi reddedilen aleyhine tarifedeki ücretin beşte biri | Tarifeye göre |
12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanun ile belirsiz alacak davası (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, HMK m. 107) 31.07.2026'da kaldırılmıştır; bu tarihten önce açılan davalarda eski hüküm uygulanmaya devam eder. Değer kaybı tutarı çoğu zaman bilirkişi raporuyla netleştiğinden yeni davalarda kısmi dava yoluna gidilir: HMK m. 109/4'e göre talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikat sona erene kadar artırılabilir ve artırılan kısım için de zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır.
Zamanaşımı ve deliller
KTK m. 109'a göre maddi zararların tazmini talepleri, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yılda ve her hâlde kaza tarihinden itibaren on yılda zamanaşımına uğrar. Kaza aynı zamanda ceza kanununda daha uzun zamanaşımı öngörülen bir suç oluşturuyorsa, örneğin kazada biri yaralanmışsa, bu uzun süre maddi tazminat için de geçerli olabilir. Sorumluya karşı kesilen zamanaşımı sigortacıya karşı da, sigortacıya karşı kesilen zamanaşımı sorumluya karşı da kesilmiş sayılır. Yaralanma olmayan, yalnızca araç hasarının bulunduğu kazalarda iki yıllık süre esas alınmalıdır.
Başvuru ve dava dosyasında şu belgeler bulunmalıdır:
- kaza tespit tutanağı (anlaşmalı tutanak veya polis ya da jandarma tutanağı) ve varsa kusur raporu;
- ruhsat, ehliyet ve karşı aracın plaka ve poliçe bilgileri;
- kaza yerinin ve hasarın onarım öncesi fotoğrafları;
- eksper raporu, onarım faturası ve değiştirilen veya boyanan parçaların listesi;
- aracın hasar geçmişi kaydı;
- kaza tarihindeki benzer araçların ikinci el ilanları gibi piyasa değerini gösteren emsaller;
- sigortacıya yapılan yazılı başvurunun ve cevabının örneği ile banka hesap bilgisi.
Kaza tespit tutanağındaki kusur dağılımı hâkimi ve hakemi bağlamaz; itiraz edilirse kusur bilirkişi raporuyla yeniden belirlenir. Sigorta eksperinin raporu da sigortacı adına yapılmış bir tespittir; uyuşmazlık hâlinde mahkeme veya hakem bağımsız bilirkişi incelemesi yaptırır. Araç sahibinin yaptırdığı özel ekspertiz raporu delil olarak sunulabilir, ancak tek başına bağlayıcı değildir.
Sık sorulan sorular
Aracım daha önce hasar görmüştü. Yine de değer kaybı alabilir miyim?
Alınabilir; ancak kaza öncesi piyasa değeri belirlenirken önceki hasarlar dikkate alınır. Aynı parçalar daha önce onarılmışsa yeni kazanın değere etkisi düşük kalabilir.
Kendi kaskomdan değer kaybı isteyebilir miyim?
Standart kasko poliçeleri değer kaybını genellikle teminat dışında bırakır. Kasko onarımı ödese bile değer kaybı için kusurlu tarafın trafik sigortasına ve işletenine başvurulur; poliçede ayrı bir değer kaybı teminatı varsa onun koşulları uygulanır.
Araç pert sayıldı. Değer kaybı da isteyebilir miyim?
Hasar nedeniyle trafikten çekilen veya hurdaya ayrılan araçların değer kaybı ZMSS kapsamında değildir (KTK m. 92/l). Bu durumda tazminat, aracın kaza tarihindeki rayiç değeri esas alınarak belirlenir.
Hiç kusurum yok, ama sigorta "değer kaybı oluşmadı" diyor. Ne yapmalıyım?
Sigortacının yazılı cevabını ve eksper raporunu saklayın; emsal ilanlar ve bağımsız bir ekspertiz raporuyla Sigorta Tahkim Komisyonuna veya mahkemeye başvurun. Değerlendirme, kaza öncesi ve onarım sonrası piyasa değerleri arasındaki farka göre yapılır.
Dayanak mevzuat
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 85, 88, 89, 90, 91, 92, 97, 99, 109, 110
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 vd.
- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 109 (7589 sayılı Kanun'la değişik); mülga m. 107
- Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları (RG 14.05.2015, 29355) A.5, A.6, B.2, C.11; değişiklik: RG 12.06.2026, 33278
- Anayasa Mahkemesi, 17.07.2020, E. 2019/40, K. 2020/40; 29.12.2022, E. 2021/82, K. 2022/167
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 16.04.2025, 2025/2945 E., 2025/6015 K.
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 08.05.2024, 2023/12689 E., 2024/4378 K.
Yorumlar (0)
Bu makaleye henüz yorum yapılmamış.
Sorunuz bu makaleyle ilişkilendirilerek yayımlanır.