İçeriğe geç
Ana Sayfa › Makaleler › Ticaret Hukuku

Limited şirkette pay devri ve ortakların kamu borçlarından sorumluluğu

Hukuksal.TR makale · Ticaret Hukuku · 928 görüntülenme · Okuma süresi yaklaşık 8 dakika

Limited şirkette pay devri noter onaylı sözleşme ve genel kurul onayıyla yapılır. Ortaklar şirket borçlarından kural olarak sorumlu değildir; ancak vergi ve SGK borçlarında payları oranında takip edilebilir.

Sınırlı sorumluluk, girişimcilerin limited şirketi tercih etmesinin başlıca nedenidir. Bu ilkenin kamu alacakları bakımından önemli bir istisnası vardır: Vergi ve sigorta primi gibi borçlar şirketten tahsil edilemezse ortakların kişisel malvarlığına başvurulabilir. Bu nedenle pay devri yalnızca bir ticari işlem değildir; şirketin geçmişten gelen kamu borçlarına ilişkin sorumluluk da devirle birlikte yeni ortağa uzanabilir.

Aşağıda önce devrin şekli ve geçerlilik şartları, ardından ortakların ve müdürlerin kamu borçlarından sorumluluğu ve devir öncesinde yapılması gereken kontroller ele alınmaktadır.

Pay devrinin şekli ve geçerlilik şartları

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 595'e göre esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler, örneğin pay satış vaadi, yazılı yapılır ve tarafların imzaları noterce onaylanır. Bu şekle uyulmadan yapılan devir geçersizdir. Şirket sözleşmesinde ek ödeme veya yan edim yükümlülüğü, ağırlaştırılmış rekabet yasağı ya da önalım, geri alım ve alım hakları varsa bunlar devir sözleşmesinde ayrıca belirtilir.

Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse devir, ortaklar genel kurulunun onayıyla geçerli olur (TTK m. 595/2). Onaya ilişkin kurallar şunlardır:

  • Şirket sözleşmesinde başka bir düzenleme yoksa genel kurul sebep göstermeden onayı reddedebilir.
  • Genel kurul başvurudan itibaren üç ay içinde reddetmezse onay verilmiş sayılır.
  • Şirket sözleşmesi devri tamamen yasaklayabilir. Devrin yasaklanması veya onayın reddi hâlinde ortağın haklı sebeple şirketten çıkma hakkı saklıdır.
  • Ek ödeme veya yan edim yükümlülüğü varsa ve devralanın ödeme gücü şüpheliyse, istenen teminat verilmediğinde genel kurul onayı reddedebilir.

Pay miras, eşler arasındaki mal rejimi veya cebrî icra yoluyla geçtiğinde genel kurul onayı aranmaz. Ancak şirket, payları gerçek değeri üzerinden devralmayı önererek iktisabı öğrendiği tarihten itibaren üç ay içinde payı edineni onaylamayı reddedebilir (TTK m. 596).

Devir şirketin pay defterine işlenir (TTK m. 594) ve müdürler tarafından ticaret siciline tescil ettirilir. Müdürler 30 gün içinde başvurmazsa ayrılan ortak, adının bu paylarla ilgili olarak silinmesi için sicile kendisi başvurabilir (TTK m. 598). Sicil kaydına güvenen iyiniyetli üçüncü kişiler korunduğundan, payını devreden ortağın tescili takip etmesi kendi yararınadır.

Sermaye borcu ve sınırlı sorumluluk ilkesi

TTK m. 573/2'ye göre ortaklar şirket borçlarından sorumlu değildir; yalnızca taahhüt ettikleri esas sermaye payını ödemek ve şirket sözleşmesindeki ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdür. Şirket, alacaklılarına karşı yalnızca kendi malvarlığıyla sorumludur (TTK m. 602). Banka, tedarikçi veya kiraya veren gibi özel hukuk alacaklıları bu nedenle ortağın kişisel malvarlığına başvuramaz; ortak ayrıca kefil olmuşsa durum farklıdır.

Limited şirkette nakden taahhüt edilen sermayenin tescilden önce ödenmesi zorunlu değildir; TTK m. 585'in yollamasıyla uygulanan TTK m. 344'e göre bedel şirketin tescilini izleyen 24 ay içinde ödenmelidir. Bedeli tamamen ödenmemiş bir payı devralan kişi, kalan sermaye borcunun kendisinden istenmesiyle karşılaşabilir. Bu yüzden sermayenin gerçekten ödendiği banka kayıtları ve mali tablolarla doğrulanmalıdır.

Limited şirketlerde asgari esas sermaye Cumhurbaşkanı Kararıyla 50.000 TL'ye yükseltilmiştir (TTK m. 580). 7511 sayılı Kanunla eklenen TTK geçici m. 15'e göre sermayesi bu tutarın altında kalan şirketler sermayelerini 31.12.2026'ya kadar yükseltmezse infisah etmiş, yani kendiliğinden sona ermiş sayılır; Ticaret Bakanlığı bu süreyi birer yıl olarak en çok iki kez uzatabilir. Devralınacak şirketin sermayesi bu tutarın altındaysa artırımın maliyeti ve takvimi de hesaba katılmalıdır.

Kamu borçlarında istisna: 6183 sayılı Kanun m. 35

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun (AATUHK) m. 35, sınırlı sorumluluk ilkesinin en önemli istisnasıdır:

  • Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye payları oranında doğrudan sorumludur ve 6183 sayılı Kanuna göre takip edilir.
  • Pay devredilirse devreden ve devralan, devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden müteselsilen sorumludur.
  • Alacağın doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda payların sahipleri farklı kişilerse, bu kişilerin hepsi müteselsilen sorumludur.

Sorumluluk, taahhüt edilen sermaye tutarıyla sınırlı değildir; şirketten tahsil edilemeyen borcun pay oranına düşen kısmını kapsar. Örneğin şirketin yüzde 40 payına sahip ortak, şirketten tahsil edilemeyen 1.000.000 TL'lik vergi borcunun 400.000 TL'sinden sorumlu tutulabilir.

Ortağa gidilebilmesi için önce şirkete karşı takip yollarının tüketilmesi gerekir. Danıştay 3. Dairesi, ortaklar hakkında ödeme emri düzenlenebilmesi için şirket hakkında kesinleşmiş bir borcun bulunması ve tüm takip yollarına rağmen borcun şirketten tamamen veya kısmen alınamadığının açıkça ortaya konulması gerektiğini belirtmiş; ortaklığın sürdüğü döneme ait borçlardan doğan sorumluluğun paylar sonradan devredilse de ortadan kalkmayacağına karar vermiştir (E. 2024/215, K. 2025/1565, 26.03.2025).

"Devir öncesine ait" alacakların kapsamı da önemlidir. Danıştay 3. Dairesi bir başka kararında bu kavramı devirden önce tahakkuk etmiş ancak vadesinde ödenmemiş alacaklar olarak yorumlamış ve devirden önceki dönemlere ilişkin olup devirden sonra tahakkuk eden borçlardan devralanın sorumlu tutulamayacağına hükmetmiştir (E. 2019/6700, K. 2022/719, 24.02.2022). Bu karar oyçokluğuyla verildiğinden, devralan bakımından geçmiş dönemlere ilişkin vergi incelemesi riski sözleşmeyle ayrıca güvenceye alınmalıdır.

SGK prim borçları ve müdürün sorumluluğu

Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) prim ve diğer alacakları da 6183 sayılı Kanuna göre takip edilir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 88, bu Kanunun 51, 102 ve 106. maddeleri dışındaki hükümlerinin uygulanacağını öngördüğünden m. 35'teki ortak sorumluluğu prim borçları için de geçerlidir. SGK alacaklarında zamanaşımı, ödeme süresinin dolduğu tarihi izleyen takvim yılı başından itibaren on yıldır (5510 m. 93); vergi gibi diğer amme alacaklarında ise vadenin rastladığı takvim yılını izleyen yıl başından itibaren beş yıldır (6183 m. 102).

Şirketi yöneten müdürler ayrıca kanuni temsilci sıfatıyla sorumludur ve bu sorumluluk pay oranıyla sınırlı değildir:

  • Vergi alacakları: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu (VUK) m. 10'a göre kanuni temsilcilerin ödevlerini yerine getirmemesi yüzünden şirketten alınamayan vergiler onların malvarlığından alınır. 6183 m. mükerrer 35 de şirketten tahsil edilemeyen amme alacaklarının kanuni temsilcilerin şahsi malvarlığından tahsilini öngörür; şirketin tasfiye edilmiş olması bu sorumluluğu kaldırmaz.
  • SGK alacakları: 5510 m. 88'e göre primler haklı bir sebep olmaksızın süresinde ödenmezse kanuni temsilciler ve üst düzey yöneticiler işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.

Hem ortak hem müdür olan kişi her iki sıfatla da takip edilebilir. Payını devreden ortak müdürlükten de ayrılıyorsa, müdürlüğünün sona erdiğinin ticaret siciline tescil ettirilmesi gerekir. Ödeme emrine karşı tebliğden itibaren 15 gün içinde dava açılabilir (6183 m. 58); vergi alacaklarında vergi mahkemesi, SGK alacaklarında ise Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir.

Payı devralmadan önce yapılacak kontroller

Devralan, şirketin geçmişten gelen kamu borçlarıyla karşılaşmamak için devirden önce en az şu belgeleri incelemelidir:

  • Ticaret sicili: Ticaret Sicili Gazetesi ilanları ve MERSİS kayıtları; güncel şirket sözleşmesi (devri sınırlayan hükümler, önalım hakkı, ek ödeme yükümlülüğü), müdürler ve temsil yetkisi.
  • Pay defteri ve genel kurul karar defteri: Devredenin gerçekten pay sahibi olduğu, pay üzerinde rehin veya intifa hakkı bulunup bulunmadığı.
  • Vergi durumu: Vergi dairesinden alınacak borç durumu yazısı, son yılların vergi levhası ve beyannameleri; devam eden bir vergi incelemesi veya sahte fatura tespiti olup olmadığı.
  • SGK durumu: SGK'dan alınacak borç durumu yazısı; prim borcu, idari para cezaları ve yapılandırma taksitleri.
  • İcra ve davalar: Şirket hakkındaki icra takipleri ve davalar, özellikle işçilik alacağı davaları; tapu ve araç kayıtlarındaki hacizler.
  • Mali tablolar: Bilanço ve mizan, banka kredileri, şirketin verdiği kefaletler ve keşide ettiği çekler, sermayenin ödendiğini gösteren kayıtlar.

Bu belgelerin çoğu ancak şirket veya devreden aracılığıyla alınabilir; bu yüzden devir tarihine yakın tarihli olarak istenmeleri gerekir. Devir sözleşmesine, devirden önceki dönemlere ait borçların devredene ait olduğu ve devralanın ödemek zorunda kaldığı tutarları devredenden geri isteyebileceği hükümleri ve bunu güvenceye alan bir teminat konulabilir. Ancak bu tür hükümler yalnızca taraflar arasında hüküm doğurur; vergi dairesi ve SGK, m. 35'teki müteselsil sorumluluk nedeniyle borcu taraflardan her birinden isteyebilir. Şirketin büyük ölçekli olduğu veya vergi incelemesi geçirdiği durumlarda, devirden önce bir avukat ve mali müşavir tarafından ayrıntılı inceleme yapılması bu riskin sınırlarını görmek için gereklidir.

Sık sorulan sorular

Pay devri sözleşmesini noter onayı olmadan yapabilir miyiz?

Hayır. TTK m. 595'e göre devir sözleşmesinde tarafların imzalarının noterce onaylanması geçerlilik şartıdır. Noter onayından sonra genel kurul onayı alınır ve devir ticaret siciline tescil ettirilir.

Payımı devrettim; şirketin vergi borcu için hâlâ takip edilebilir miyim?

Evet. Ortak olduğunuz döneme ait borçlardan ve devir öncesine ait alacaklardan devralanla birlikte müteselsilen sorumlu olmaya devam edersiniz. Bu sorumluluk tahsil zamanaşımı dolana kadar sürer; vergi borçlarında beş, SGK prim borçlarında on yıllık süreler uygulanır ve ödeme emri tebliği, haciz gibi işlemler zamanaşımını keser.

Ortak olduğum şirketin bütün borçlarından sorumlu muyum?

Hayır. Özel hukuk alacakları için kişisel sorumluluğunuz yoktur; kamu borçlarında ise yalnızca şirketten tahsil edilemeyen kısımdan ve payınız oranında sorumlusunuz. Müdürseniz kanuni temsilci olarak sorumluluğunuz pay oranıyla sınırlı değildir. Şirket kredisine kefil olduysanız kefalet sözleşmesi ayrıca uygulanır.

Şirket tasfiye edilip sicilden silinirse ortakların sorumluluğu biter mi?

Bitmez. VUK m. 10'a göre sicilden silinmiş şirketin tasfiye öncesi dönemlerine ilişkin vergi tarhiyatı kanuni temsilciler adına yapılır ve limited şirket ortakları bu kapsamda doğan amme alacaklarından şirkete koydukları sermaye payları oranında sorumlu olur.

Dayanak mevzuat

  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 344, 573, 580, 585, 594, 595, 596, 598, 602, geçici m. 15
  • 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun m. 35, mükerrer m. 35, m. 58, m. 102
  • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 88, 93
  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 10
  • 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun m. 17
  • Danıştay 3. Daire, E. 2019/6700, K. 2022/719, 24.02.2022
  • Danıştay 3. Daire, E. 2024/215, K. 2025/1565, 26.03.2025
Bu makale işinize yaradı mı?
5,7 / 5 · 6 değerlendirme

Yorumlar (0)

Bu makaleye henüz yorum yapılmamış.

Spam koruması Mesajı gönderebilmek için aşağıdaki işlemi cevaplayın.
Bu konuda sorunuz mu var?
Sorunuz bu makaleyle ilişkilendirilerek yayımlanır.
Soru sor