Uyuşmazlık
Görevi gereği kişisel verilere erişme yetkisi bulunan aile hekiminin, kendisine verilen kullanıcı adı ve şifreyle e-Nabız sistemindeki kişisel verileri hizmetle ilgisi olmaksızın yalnızca görüntülemesi, verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçunu oluşturur mu? Verilerin üçüncü kişilerle paylaşıldığı kanıtlanmadığında ve sistemdeki veri içerikleri hekimden gizlenmediğinde hukuka aykırılık bilinciyle hareket edildiği kabul edilebilir mi?
Olayın özeti
Aile hekimi olan sanık, kendisine verilen kullanıcı adı ve şifreyle e-Nabız sistemine girerek bir kişinin kişisel verilerini üç farklı zamanda görüntülemiştir. İlk derece mahkemesi, aynı isimli hastanın bilgilerine ulaşılmak istenirken hata yapıldığı savunmasının aksinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle beraat kararı vermiş; bölge adliye mahkemesi ise beraati kaldırarak zincirleme suçtan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına ve hak yoksunluklarına hükmetmiştir.
Mahkemenin değerlendirmesi
1) Yetkili erişim ve ele geçirme: Dairenin benimsediği değerlendirmeye göre ele geçirme, başkasının hâkimiyeti altındaki kişisel veriyi hukuka aykırı yollarla kendi hâkimiyeti altına almaktır. Kamu kurumunda görev yapan ve hizmet gereği kişisel verilere erişme yetkisi verilen kişinin, kurumunca sağlanan erişim araçlarıyla kendi hâkimiyeti altındaki verileri hizmetle ilgisi bulunmayan amaçlarla yalnızca sorgulayıp duyu organlarıyla öğrenmesi, belirtilen koşullarda TCK kapsamında suç oluşturmaz; kurum içi disiplin soruşturmasına konu olabilir.
2) Hukuka aykırılık bilincinin değerlendirilmesi: Somut olayda hekime basit bir kullanıcı adı ve şifreyle sistemdeki tüm verilere erişme imkânı verilmesi, veri içeriklerinin kendisinden gizlenmemesi ve görüntülediği verileri üçüncü kişilerle paylaştığına ilişkin delil bulunmaması birlikte değerlendirilmiştir. Daire, bu koşullarda sanığın sorgulama sırasında hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davrandığının kabul edilemeyeceğini ve beraati gerektiğini belirlemiştir.
Sonuç
Sanığın erişimine açık kişisel verileri görüntülemesi, bunları başkalarıyla paylaştığına ilişkin delil bulunmaması ve hukuka aykırılık bilinciyle hareket ettiğinin kabul edilememesi karşısında beraat kararı verilmesi gerektiğinden, bölge adliye mahkemesinin mahkûmiyet kararı bozulmuştur. Karar, onama isteyen tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle verilmiş; dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir.
Kararda değinilen mevzuat
- TCK 136/1
- TCK 137/1-b
- TCK 43/1
- TCK 62
- CMK 223/2-e
- CMK 298/1
- CMK 302/2
- CMK 304/2
Kaynak ve kullanım
Kararın tam metnini ayrı sekmede okuyabilirsiniz. Kaynak: Yargıtay resmî karar arama.
Karar, kendi uyuşmazlığı ve karar tarihindeki değerlendirmesiyle okunmalıdır. Sonraki mevzuat ve içtihat değişikliklerini, somut olayın koşullarını ve varsa karşı oyu ayrıca değerlendirin.
Benzer kararlar
Bu karar için henüz benzer bir karar özeti yayımlanmadı.