TTK m. 573 uyarınca limited şirket ortakları kural olarak şirket borçlarından şahsen sorumlu olmayıp sadece taahhüt ettikleri esas sermaye payını ödemekle yükümlüdür. Ancak bu kural kamu alacakları bakımından geçerli değildir. 6183 s. Kanun m. 35 hükmü gereğince, limited şirket ortakları şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu tutulurlar. Şirkette kanuni temsilci (müdür) sıfatınız yoksa, yalnızca yüzde 30 hisseniz oranındaki kamu borcundan şahsi malvarlığınızla sorumlu olursunuz.
Nitekim Danıştay 3. Daire, E. 2023/3275, K. 2023/3246, T. 26.09.2023 tarihli kararında; şirket adına usulüne uygun takip yapılıp ödeme emri tebliğ edilmeden doğrudan ortak sıfatıyla takip yapılmasında hukuka uyarlık görülmediğini belirterek ödeme emrinin iptali yönünde hüküm kurmuştur. Dolayısıyla şirket tüzel kişiliğine usulünce başvurulmadan doğrudan şahsınıza ödeme emri gönderilmesi veya haciz uygulanması hukuka aykırı olacaktır.
Adınıza bir ödeme emri tebliğ edilirse veya malvarlığınıza haciz konulursa yasal süresi içinde vergi mahkemesinde veya yetkili mahkemede dava açmanız gerekir. Bu süreçte hazırlamanız gereken temel belgeler şunlardır:
- Tebliğ edilen ödeme emri, tebliğ zarfı ve haciz ihbarnameleri
- Şirketteki hisse durumunuzu ve müdür olup olmadığınızı gösteren Ticaret Sicili Gazetesi kayıtları ve pay defteri
- Borcun doğduğu ve ödenmesi gereken dönemlerde ortak olup olmadığınızı gösterir tescil belgeleri
- Şirketin borcu karşılamaya yetecek malvarlığının bulunduğunu veya borcun ödendiğini gösterir kayıtlar
Dilekçenizde özellikle şirket müdürü (kanuni temsilci) olmadığınızı, yalnızca yüzde 30 hisseye sahip bir ortak olduğunuzu, asıl borçlu olan şirket hakkında gerekli tahsilat yollarının tüketilmediğini veya borcun hissenizi aşan kısmı için takip yapıldığını açıkça belirtmelisiniz.
Unutulmamalıdır ki sürecin sonucu somut olayın belgelerine, borcun türüne ve tebligat süreçlerine göre değişiklik gösterebilir.