Dava açarken yetki kuralı ikiye ayrılır. HMK m. 19 uyarınca, yetkinin kesin olduğu hallerde mahkeme yetkili olup olmadığını kendiliğinden araştırır. Ancak kesin yetkinin bulunmadığı hallerde, karşı taraf süresi içinde usulüne uygun şekilde yetki itirazında bulunmazsa davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir. Mahkeme yetkisizlik kararı verirse, bu kararda uyuşmazlığa bakmaya yetkili olan mahkemeyi de açıkça belirtir.
Yetkisizlik kararı verildikten sonra hak kaybına uğramamak için belirli bir usulü takip etmeniz şarttır. HMK m. 20 gereğince, yetkisizlik kararı verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmişse kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa ret kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye bir dilekçeyle başvurarak dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmeniz gerekir. Bu iki haftalık süre içinde talepte bulunmazsanız davanız açılmamış sayılır.
Nitekim Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/12332, K. 2022/14749, T. 23.11.2022 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, yetkisizlik kararı sonrasında kanun yoluna başvurulmaması halinde sürenin sona erdiği tarihten itibaren HMK m. 20 uyarınca iki haftalık yasal süre içerisinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi zorunludur; aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmektedir.
Dava açmadan önce hazırlık yaparken ve dava dilekçesini oluştururken HMK m. 119 hükmünde yer alan unsurlara dikkat edilmelidir. Dava dilekçesinde bulunması gereken temel unsurlar ve izlenmesi gereken adımlar şunlardır:
- Dilekçede mahkemenin adı, tarafların adı, soyadı, adresleri ve davacının T.C. kimlik numarası eksiksiz yer almalıdır.
- Malvarlığına ilişkin davalarda dava konusunun değeri mutlaka gösterilmelidir.
- İddia edilen vakıalar sıra numarası altında açıkça yazılmalı, her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği belirtilmelidir.
- Talep sonucu açık ve net olmalı, dilekçenin altında davacının veya vekilinin ıslak ya da güvenli elektronik imzası bulunmalıdır.
- Dilekçeye eklenecek belgeler (sözleşmeler, dekontlar, yazışmalar vb.) önceden hazırlanarak delil listesi halinde mahkemeye sunulmalıdır.
Tüm bu usul işlemlerinin ve davanın sonucunun, somut olayın özelliklerine ve dosyaya sunulacak delillere göre değişiklik gösterebileceği unutulmamalıdır.