HMK m. 345 uyarınca istinaf yoluna başvuru süresi, kararın usulüne uygun şekilde tebliğinden itibaren iki haftadır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve süresi içinde istinaf edilmeyen kararlar kesinleşir. Kanunun tanıdığı eski hale getirme kurumu ise HMK m. 95 uyarınca ancak elde olmayan, irade dışı ve mücbir sebep niteliğindeki engeller yüzünden sürenin kaçırılması halinde gündeme gelir. Hukukumuzda kişinin sadece seyahatte veya başka bir şehirde olması, sürenin kaçırılmasında elde olmayan bir zorunluluk hali olarak kabul edilmemektedir. Ancak tebligatın usulsüz yapılmış olması veya şehir dışında bulunurken ağır hastalık, kaza, doğal afet gibi iradeyi sakatlayan ve işlem yapmayı fiilen imkansız kılan olağanüstü bir durumun varlığı söz konusuysa durum değişebilir.
Konuya ilişkin olarak Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/43, K. 2025/31, T. 14.01.2025 tarihli kararında, ileri sürülen mazeretin ve belgelerin eski hale getirmeyi gerektirecek nitelikte olmaması nedeniyle eski hale getirme isteminin reddine karar verilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Yine de elde olmayan zorlayıcı bir sebebiniz varsa izlemeniz gereken pratik adımlar şunlardır:
1. Başvuru süresini kaçırmayın: HMK m. 96 uyarınca eski hale getirme talebinin, sürenin kaçırılmasına yol açan engelin ortadan kalktığı tarihten itibaren iki hafta içinde yapılması zorunludur.
2. Tek dilekçe hazırlayın: Eski hale getirme talebinizi içeren dilekçede, aynı zamanda geciken işlemi yani istinaf başvurunuzu da eksiksiz olarak yapmanız ve istinaf itirazlarınızı açıkça sunmanız şarttır.
3. Belgelerinizi ekleyin: Şehir dışında bulunmanıza yol açan ve işlem yapmanızı engelleyen zorunlu durumu ispatlayan resmi belgeleri (hastane yatış veya heyet raporu, kaza tespit tutanağı, afet belgesi, görevlendirme yazısı vb.) dilekçenize eklemelisiniz.
4. Tebligat parçalarını inceleyin: Kararın tebliğ edildiği zarf üzerindeki tebliğ şerhini kontrol ederek tebligatın usulsüz yapılıp yapılmadığını mutlaka araştırın.
Başvurunun kabul edilip edilmeyeceği ve davanın kesinleşip kesinleşmediği hususu, tebligatın usulüne ve sunulacak somut belgelerin niteliğine göre her somut olayda değişiklik gösterebilir. Hak kaybı yaşamamak adına bir avukattan profesyonel hukuki yardım almanız önem taşır.