İş Kanunu madde 24 uyarınca ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışlar ile çalışma şartlarının uygulanmaması işçiye derhal fesih hakkı tanır. Ayrıca Türk Borçlar Kanunu madde 417 gereğince işveren, işçinin kişiliğini korumak, saygı göstermek ve psikolojik tacize uğramasını engellemek için gerekli her türlü önlemi almakla yükümlüdür. İşverenin bu yükümlülüğe aykırı davranması halinde tazminat sorumluluğu doğar.
Mobbing iddialarında ispat yükü büyük önem taşır. Yargı uygulamasında mobbingin varlığına dair güçlü emarelerin sunulması beklenir. Bu süreçte kullanabileceğiniz deliller şunlardır:
- Görev tanımı dışındaki işlerin verildiğini gösteren yazılı emirler, e-postalar veya mesajlaşma kayıtları,
- Size yönelik küçültücü ifadeleri duymuş çalışma arkadaşlarının tanıklıkları,
- Yaşadığınız psikolojik yıpranmayı, stresi ve varsa kullanılan ilaçları gösteren doktor ve psikiyatri raporları,
- İşverene veya insan kaynaklarına durumu bildirip çözüm istediğinizi gösteren yazılı başvurular ve şikayet dilekçeleri.
İlk aşamada haklı fesih iradenizi içeren ihtarnamenizi noter aracılığıyla işverene göndermeniz ve mobbing vakalarını somutlaştırarak belirtmeniz faydalı olacaktır. Dava açmadan önce İş Mahkemeleri Kanunu madde 3 uyarınca zorunlu arabuluculuk bürosuna başvurulması şarttır. Arabuluculuk aşamasında uzlaşma sağlanamazsa İş Mahkemesinde dava açılır. Yargılama süresi mahkemelerin iş yoğunluğuna, delillerin toplanmasına ve olası istinaf/temyiz aşamalarına göre değişiklik gösterir.
Konuyla ilgili emsal nitelikteki Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/10436, K. 2022/13945, T. 01.11.2022 tarihli kararında, işyerinde psikolojik taciz uygulandığının yeterli delillerle ispatlanamaması halinde manevi tazminat taleplerinin reddedilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Davanın sonucu somut olayın özelliklerine, sunulan delillerin niteliğine ve ispat gücüne göre mahkemece takdir edilecektir. Hak kaybı yaşamamak adına fesih ve başvuru süreçlerini geciktirmeden yürütmeniz önem taşır.