TMK m. 202 uyarınca eşler arasında başka bir rejim seçilmemişse edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Evlilik birliği içerisinde satın alınan ev ve araç kural olarak bu rejime tabidir. Ancak bu malların tasfiyesinin yapılabilmesi için öncelikle mevcut mal rejiminin sona ermesi gerekir. TMK m. 225 uyarınca mahkemece boşanmaya karar verilmesi durumunda mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.
Boşanma ve mal tasfiyesi birlikte talep edilirse, mahkeme HMK m. 167 gereğince yargılamanın sağlıklı yürütülmesi amacıyla mal paylaşımı talebini tefrik ederek ayrı bir dosya üzerinden yürütür. Boşanma davası sonuçlanıp boşanma kararı kesinleşmeden mal rejiminin tasfiyesi davası karara bağlanamaz.
Nitekim Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/9805, K. 2016/10078, T. 08.06.2016 tarihli kararında, mal rejimini sona erdiren boşanma davasının derdest olduğunun anlaşılması durumunda usul ekonomisi gereğince bu davanın sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini belirtmiştir.
Süreç bakımından, boşanma davası delillerin toplanmasına ve tarafların anlaşma durumuna göre ilk derece mahkemesinde 1 ila 2 yıl, üst mahkeme süreçleriyle birlikte daha uzun sürebilir. Mal paylaşımı davası da boşanmanın kesinleşmesini beklemek zorunda olduğundan toplam süreç birkaç yılı bulabilmektedir. Süreleri kaçırmamak adına kritik nokta zamanaşımıdır. TMK m. 178 uyarınca evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Hak kaybı yaşamamak için mal paylaşımı davası ya boşanma sürerken ayrı bir dava olarak açılmalı ya da boşanmanın kesinleşmesinden itibaren en geç bir yıl içinde açılmalıdır.
İlk aşamada atılması gereken pratik adımlar ve toplanacak belgeler şunlardır:
- Evlilik içinde edinilen taşınmaza ait tapu bilgileri ve aracın plaka ve tescil kayıtları çıkarılmalıdır.
- Satın alımlarda kullanılan banka hesap hareketleri, kredi ödeme dökümleri veya ziynet bozdurma belgeleri hazırlanmalıdır.
- Yargılama boyunca taşınmaz ve aracın üçüncü kişilere devredilmesini önlemek amacıyla dava dilekçesinde ihtiyati tedbir talep edilmelidir.
Tasfiye neticesinde çıkacak alacak miktarı ve davanın seyri, malların ediniminde kullanılan kaynaklara ve sunulacak somut delillere göre değişkenlik gösterebilir.