Haksız bir şikayette bulunulması veya sosyal medya yoluyla itibarınızın zedelenmesi, kişilik haklarınıza yöneltilmiş hukuka aykırı bir saldırıdır. TMK m. 24 uyarınca, hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse hakimden korunma isteyebilir. Bu tür bir saldırı sonucunda duyulan elem, acı ve itibar kaybının telafisi amacıyla TBK m. 58 gereğince manevi tazminat talebinde bulunma hakkınız doğar. Hatta hakim, para tazminatının yanı sıra veya bunun yerine saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına da hükmedebilir.
Manevi tazminat miktarının takdirinde hakim, TMK m. 4 hükmü doğrultusunda hukuka ve hakkaniyete göre hareket eder. Hakim miktarı belirlerken şu kriterleri esas alır:
- Saldırının ve kullanılan ifadelerin ağırlığı, hedef aldığı kitle ve yayılma derecesi,
- Haksız şikayet nedeniyle hakkınızda adli veya idari bir işlem yapılıp yapılmadığı ve bunun oluşturduğu mağduriyet,
- Tarafların sosyal ve ekonomik durumları (gelir düzeyi, mesleki konumu),
- Failin kastı veya kusurunun derecesi ile paranın güncel alım gücü.
Manevi tazminat bir zenginleşme aracı olmadığı gibi faili iflas ettirecek veya caydırıcılığını yitirecek kadar önemsiz bir miktar da olmamalıdır; amaç zedelenen manevi dengenin yeniden kurulmasıdır.
Tazminat davası açmadan önce atmanız gereken bazı pratik adımlar bulunmaktadır. Öncelikle sosyal medyadaki paylaşımların URL adresleri, ekran görüntüleri ve yorumlar silinmeden önce noter aracılığıyla (e-tespit) veya güvenilir yöntemlerle kayıt altına alınmalıdır. Haksız şikayete ilişkin olarak hakkınızda savcılık veya resmi kurumlarca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya beraat ilamı dosyaya sunulmalıdır. Ayrıca çevrenizde oluşan itibar kaybını kanıtlamak için tanık deliline de başvurabilirsiniz.
Unutulmamalıdır ki, davanın kabul edilip edilmeyeceği ve hükmedilecek manevi tazminatın miktarı somut olayın özelliklerine ve sunulacak delillerin içeriğine göre değişiklik gösterebilir.