CMK m. 101 uyarınca verilen tutuklama kararlarına karşı, CMK m. 267 gereğince itiraz kanun yoluna başvurulabilir. CMK m. 268 hükmü gereğince, tutuklama kararına yapılan itiraz öncelikle kararı veren sulh ceza hâkimliğince değerlendirilir. Hâkimlik kararını düzeltmezse, dosyayı en çok üç gün içinde yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimine göndermek zorundadır. Kanunda merciin incelemeyi kaç günde bitireceğine dair kesin bir gün sayısı belirtilmemiş olsa da hürriyeti bağlayıcı tedbir niteliğindeki bu itirazlar gecikmeksizin ve öncelikle ele alınır. İncelemenin fiilen ne kadar süreceği adliyenin iş yüküne ve dosyanın kapsamına göre farklılık gösterebilir.
İtirazı inceleyen asliye ceza mahkemesinin vereceği ret kararı kesindir. Nitekim Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2022/2262, K. 2022/4385, T. 03.06.2022 tarihli kararında, itiraz incelemesi neticesinde verilen kararın kesin olduğunu vurgulamıştır. Dolayısıyla aynı itiraz dilekçesi üzerinden bir üst mercie tekrar başvurulamaz.
Buna karşılık, itirazın reddedilmesi tutukluluğun sonuna kadar devam edeceği anlamına gelmez. Soruşturma aşamasında şüpheli veya avukatı, mevcut delil durumunu, delillerin toplanmış olmasını, sabit ikametgâhı veya sağlık koşullarını gerekçe göstererek sulh ceza hâkimliğinden her zaman yeniden tahliye talebinde bulunabilir. Sulh ceza hâkimliğinin bu yeni tahliye talebini reddetmesi hâlinde, bu yeni ret kararına karşı da tekrar itiraz yolu açılır. Ayrıca şüphelinin tutukluluk durumu, soruşturma evresinde sulh ceza hâkimliği tarafından en geç otuzar günlük sürelerle kendiliğinden incelenir.
Süreçte izlenebilecek pratik adımlar şunlardır:
- Dosyanın asliye ceza mahkemesine gönderilip gönderilmediği adliye kaleminden veya varsa vekil aracılığıyla UAP sistemi üzerinden takip edilmelidir.
- Şüphelinin lehine ortaya çıkan yeni deliller, tanık beyanları veya resmi sağlık raporları varsa bunlar vakit kaybetmeksizin toplanmalıdır.
- İtiraz reddedildiği takdirde, yukarıda belirtilen yeni deliller ve gerekçeler eklenerek sulh ceza hâkimliğine hitaben yeni bir tahliye dilekçesi sunulmalıdır.
Tutukluluğun kaldırılması veya devamına yönelik nihai hukuki sonuç, somut olayın özelliklerine ve dosyaya sunulan belgelerin niteliğine göre değişiklik gösterebilir.