Her ne kadar işveren yönetim hakkı kapsamında işyerindeki cihazların kullanımını denetleme yetkisine sahip olsa da bu yetki sınırsız değildir. 2709 s. Kanun m. 20 uyarınca herkes, özel hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir ve özel hayatın gizliliğine dokunulamaz. Benzer şekilde 2709 s. Kanun m. 22, haberleşme hürriyetini ve haberleşmenin gizliliğini temel bir hak olarak teminat altına alır. İşverenin çalışma araçlarının yalnızca iş amacıyla kullanılacağını kurala bağlama hakkı bulunsa da çalışanın haberleşme gizliliğine müdahale edebilmesi için önceden açık, şeffaf bir bilgilendirme yapması ve yapılan denetimin meşru bir amaçla sınırlı ve ölçülü olması gerekir.
Ayrıca 6698 s. Kanun m. 4 gereğince kişisel verilerin hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun, belirli, meşru amaçlarla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü işlenmesi zorunludur. Kişisel bir e-posta hesabına girilerek yapılan yazışmaların işveren tarafından okunması bu ilkeleri zedeleyebilir. Hukuka aykırı yollarla elde edilen delillere dayanılarak İş K. m. 25 kapsamında yapılacak bir fesih haksız veya geçersiz sayılabilecektir.
Bununla birlikte, davanın veya uyuşmazlığın nihai sonucu iş sözleşmenizin içeriğine, şirketin bilişim güvenliği politikalarına, tarafınıza daha önce yapılmış yazılı bildirimlere ve somut olayın belgelerine göre değişebilecektir.
Böyle bir durumla karşılaşmanız halinde atabileceğiniz pratik adımlar şunlardır:
- İşverenden fesih kararını ve gerekçelerini içeren yazılı bir fesih bildirimi talep edin ve gerekçeyi mutlaka saklayın.
- İşe girerken imzaladığınız iş sözleşmesini, personel el kitapçığını ve varsa bilişim cihazları kullanımına dair taahhütnameleri kontrol edin.
- E-postanızın kişisel nitelikte olduğunu, işverenin izinsiz şekilde özel hayatınıza ve haberleşmenize müdahale ettiğini belgelemek adına durumu not edin.
- Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren yasal hak arama sürelerini kaçırmadan arabuluculuk ve dava süreçleri için gerekli hazırlıkları yapın.