TBK m. 352 hükmüne göre tahliye taahhüdünün geçerli sayılabilmesi için kiralananın teslim edilmesinden sonraki bir tarihte verilmiş olması ve tahliye tarihinin yazılı olarak belirlenmesi gerekir. Kiraya veren, taahhüt edilen tahliye tarihinden itibaren bir ay içinde icra dairesine başvurarak veya tahliye davası açarak kira ilişkisini sona erdirebilir.
Uygulamada kiraya verenlerin boş tahliye taahhüdü alıp tahliye ve düzenleme tarihlerini sonradan yazdıkları sıklıkla görülür. Yargı kararlarında, boş belgeye imza atan kiracının bunun sonuçlarına katlanması gerektiği ve belgenin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının tanıkla değil, ancak aynı kuvvette yazılı bir delille ispatlanabileceği kabul edilmektedir. Bununla birlikte belgede onaylanmamış silinti, kazıntı veya çıkıntı bulunuyorsa HMK m. 207 uyarınca mahkeme bu durumu dikkate alarak senedi kısmen veya tamamen hükümsüz sayabilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/8267, K. 2023/1362, T. 09.05.2023 tarihli kararında, tahliye taahhütnamesinin boş kağıda imza atılarak verildiği ve üzerinin sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının kiracı tarafından yazılı delille ispatlanması gerektiğini, ispatlanamaması halinde tahliye taahhüdünün geçerli kabul edileceğini hükme bağlamıştır.
Ev sahibiniz icra takibi veya dava yoluna giderse atabileceğiniz pratik adımlar şunlardır:
- Kiraya veren icraya başvurursa İİK m. 272 kapsamında tarafınıza bir tahliye emri gönderilir; bu emre tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz ederek takibi durdurabilirsiniz.
- Taahhüdün kira sözleşmesi yapılmadan önce veya sözleşmeyle aynı anda verildiğine ilişkin ev sahibiyle yapılmış yazışmaları, e-postaları veya mesaj kayıtlarını delil olarak hazırlayın.
- Belgedeki imza size aitse haksız yere imza inkarında bulunmamalı, belgenin sözleşme öncesinde boş alındığı ve sonradan rızanız dışında doldurulduğu yönündeki savunmanızı yazılı belgelerle desteklemelisiniz.
Davanın sonucu, eldeki delillerin niteliğine ve somut olayın belgelerine göre değişebilir.