İçeriğe geç

Kısıtlılık nedir?

Hukuksal.TR Hukuk Sözlüğü · Genel Bilgi Tabanı

Kısıtlılık, ergin bir kişinin kanunda sayılan sebeplerden biri nedeniyle mahkeme kararıyla vesayet altına alınması ve fiil ehliyetinin sınırlandırılmasıdır. Kısıtlanan kişiye kural olarak bir vasi atanır ve önemli işlemler vasinin katılımıyla yapılır. Amaç, kişiyi cezalandırmak değil, onu ve yakınlarını korumaktır.

Dayanak

Kısıtlama sebepleri 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 405 ile 408. maddelerinde, kısıtlamanın usulü ve sonuçları ise izleyen maddelerde düzenlenmiştir.

Kısıtlama sebepleri

  • Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı: Bu nedenle işlerini göremeyen, korunması ve bakımı için sürekli yardım ve özene ihtiyaç duyan veya başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan ergin kısıtlanır (TMK m. 405).
  • Savurganlık, alkol veya uyuşturucu bağımlılığı, kötü yaşam tarzı, mallarını kötü yönetme: Kişi bu nedenle kendisini veya ailesini sıkıntı ya da yoksulluk tehlikesine düşürüyorsa, sürekli bakıma muhtaçsa veya başkalarının güvenliğini tehlikeye sokuyorsa kısıtlanır (TMK m. 406).
  • Hapis cezası: Kesinleşmiş hapis cezasının infazı için ceza infaz kurumunda bulunan ergin, isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır. Toplam beş yıl veya daha fazla hapis cezasının infazı için ceza infaz kurumunda bulunan ergin ise kişiliğinin veya malvarlığının korunması gerekli görülürse isteği olmasa da kısıtlanabilir (TMK m. 407; 2024'te 7499 sayılı Kanunla değişik).
  • Kendi isteği: Yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gereği gibi yönetemediğini ispat eden ergin, kendi isteğiyle kısıtlanabilir (TMK m. 408).

Usul

Kısıtlama istemi, kural olarak kısıtlanması istenen kişinin yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine yapılır. Mahkeme kural olarak ilgili kişiyi dinler. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlama kararı ancak resmî sağlık kurulu raporuna dayanılarak verilebilir. Kesinleşen kısıtlama kararı ilan edilir.

Sonuçları

Ayırt etme gücüne sahip kısıtlı sınırlı ehliyetsizdir: Vasisinin rızası olmadan kendi işlemleriyle borç altına giremez; ancak karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada rıza gerekmez. Ayırt etme gücü bulunmayan kısıtlının işlemleri ise kural olarak hukuki sonuç doğurmaz.

Kısıtlama sebebi ortadan kalkınca kısıtlılık mahkeme kararıyla kaldırılır. Hapis cezası nedeniyle kısıtlanan kişinin vesayeti ise hapis hâlinin sona ermesiyle kendiliğinden sona erer; kanundaki koşullar varsa hapis sürerken de sona erdirilebilir.

İlgili kavramlar

  • Vesayet
  • Fiil ehliyeti
  • Yasal danışman
  • Ayırt etme gücü
  • Kayyım

Kaynaklar

  1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 16
  2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 405–408 ve devamı
Bu madde işinize yaradı mı?
– / 5 · 0 değerlendirme

Yorumlar (0)

Bu maddeye henüz yorum yapılmamış.

Spam koruması Mesajı gönderebilmek için aşağıdaki işlemi cevaplayın.
Bu konuda sorunuz mu var?
Sorunuz bu maddeyle ilişkilendirilerek yayımlanır.
Soru sor